Songün Gazetesi | 32 Yıldır Haber Veriyoruz

İŞSİZLİK FONU İŞVEREN FONUNA DÖNÜŞTÜ

CHP İstanbul Milletvekili ve TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu Üyesi Emine Gülizar Emecan, TBMM Genel Kurulunda görüşülen torba kanun üzerine konuştu. İktidarın üzerine düşen görevi yapamadığını belirten CHP’li Emecan, “Covid-19 döneminde zengin ülkeler vatandaşlarına milli gelirlerinin yüzde 12,7’si düzeyinde gelir desteğinde bulunurken, orta gelirli ülkelerde bu oran yüzde 3,6, yoksul ülkelerde yüzde 1,6’dir. Türkiye’de ise bu oran yüzde 1,1’dir. Yani iktidar, işyeri kapatılan, işsiz kalan, kayıt dışı çalışan, geliri olmayan kesimlere yeterli desteği sunamamıştır” dedi.

İŞSİZLİK FONU İŞVEREN FONUNA DÖNÜŞTÜ
52 views
15 Nisan 2021 - 17:34

CHP İstanbul Milletvekili ve Plan ve Bütçe Komisyonu Üyesi Emecan konuşmasına şöyle devam etti:

“SAYIN ERDOĞAN KİMİN AŞISIYLA KİME HAVA ATIYOR?”

Zorlu bir pandemi sürecinden geçiyoruz. Tüm dünyanın yaşadığı bu süreci bizler maalesef çok daha ağır geçiriyoruz. Peki neden? Çünkü karşımızda kafası çok karışık ve yönetim zafiyetleri olan bir iktidar var. Vaka sayısında Avrupa’da en üst sıralara yükselmişiz, her gün insanlarımız ölüyor. Vatandaş, devletten bir hamle, bir yönetim görmek istiyor. Çünkü sosyal devletin görevi budur: Zor durumdaki vatandaşına destek olur, sağlık gibi temel insan haklarını amasız fakatsız yerine getirir.

Bu ülkenin öğretmenleri, bile aşılanmamışken, hala aşı bekleyen 65 yaş üstü vatandaşları varken 150 bin doz aşıyı Libya’ya gönderdiniz. Sayın Erdoğan kimin aşısıyla kime hava atıyor?

Birçok ülkede devlet vatandaşına verdiği desteklerle bu süreci hafifletti. Bizde ise bütün sorumluluk, lebalep kongreleri yapan iktidara değil, ekmek parasını kazanmak için sokaklara çıkan milyonlara yüklendi.

İKTİDARIN ÖNCELİĞİ KANAL İSTANBUL GİBİ İHANET PROJELERİ

İktidar borç batağında; 128 milyar doların hesabını veremiyorlar. Öncelikleri Kanal İstanbul gibi ihanet projeleri. Cumhuriyet tarihimizde bu millet çok şey gördü ama kendi ülkesini bu kadar çok tefecilere yağmalatıp, kendi milletini soydurup ülkeyi böylesine borç batağına batıran, milli egemenliğimizi tehlike altına sokan bir iktidar görmedi.

Kısa çalışma ödeneğinin sonlandırılmasıyla bu ödeneğin verildiği kesimler de günlük 50, aylık 1500 TL nakti ücret desteğine mahkum bırakılmıştır. Dört kişilik bir ailenin açlık sınırı 2 bin 736 TL’ye yükselmiştir. Açlık sınırının neredeyse yarısı kadar olan 1500 TL destek bu insanları açlığa mahkum etmekten başka bir şey değildir.

İŞSİZLİK FONU İŞVEREN FONUNA DÖNÜŞTÜ

İşsizlik Sigortası Fonunun, kuruluş amacına aykırı olarak işverenlere kaynak olarak kullanılmasına da devam edilmektedir. İşsizlik Sigortası fon varlığı 2019’da 131,5 milyar TL’yken, 2020’de 103,2 milyar TL’ye, 2021 Şubat ayında 98 milyar 167 milyon TL’ye düşmüştür.

Nakdi ücret desteği alan 2 milyon 291 bin 754 kişiye yapılan ödeme ise sadece 6 milyar 538 milyon TL civarındadır. Bu tutar işveren teşvik ve destek ödemelerinin üçte birine denk gelmektedir. Amacı dışında kullanılan bu fon işvereni destekleme fonuna dönüşmüştür.

İŞSİZLİK ÖDENEĞİ AYRIM YAPILMADAN TÜM ÇALIŞANLARA VERİLMELİ

Pandemi döneminde çalışanların en önemli mağduriyetlerinden birisi de Kod 29’dur. İşverenlere işten çıkarma yasağı getirilirken, 4857 sayılı Kanununda Kod 29 olarak tanımlanan “Ahlak ve iyi niyetlerine uymayan haller ve benzerleri” maddesiyle işten çıkarma hakkı istisnası tanınmıştır.

Yani işçiyi, kıdem ihbar tazminatı ve işsizlik sigortası hakkından yoksun bırakan Kod 29 ile işten çıkartmak serbesttir. Her ne koşulda işten çıkarılmış olursa olsun, bir işçinin bakmakla yükümlü olduğu ailesi vardır, Kod 29’la işten çıkarılan işçiler başka işlere başvurduklarında da işe girmekte çok zorlanmakta, hatta iş bulamamaktadırlar. Bu durum işçilerin ailelerini de kendileri gibi açlığa mahkûm etmektedir.

Devletin işveren-işçi kesimi arasında bir denge gözetleme yükümlüğü bulunmaktadır. Pandemi sürecinde 2020 yılında 177 bin işçinin Kod-29 maddesi kullanılarak işten çıkarıldığını göz önünde bulundurursak, devlet işsizlik ödeneğini hiçbir ayrım yapmaksızın tüm çalışanlarına vermek durumundadır. Sosyal hukuk devleti olmanın gereği budur.